Captain Fantastic!

CFday25-580.jpg

rehost%2f2016%2f9%2f13%2f85537bf9-489a-40f9-a97e-8f10475a36bc

Captain Fantastic, toplumun dayattıklarıyla bağdaşamayıp çoluğu çocuğu toplayıp dağlara yerleşen bir anne babanın hikayesi. Yetenekleri, algıları kısırlaştırılan bireylerden olmasın diye çocukları okula göndermeyi reddedip, gerçek ve gerekli bilgiyle büyütüyorlar çocuklarını, hatta birer filozof yetiştiriyorlar, doğruyu yanlışı ayırt edebilen, merhametli, pratik ve kendine yetebilen küçük filozoflar. Bıraksan dünyanın sorunlarını çözecek hale geliyorlar. Doğanın içinde iradenin sınırları zorlarcasına güçlendiği, sistemli ama ruhsuz olmayan bir hayatta büyüyorlar. Babaları herşeyi korkusuzca sorgulatıyor ve tüm kavramları aileden öğrenmelerini sağlıyor. Hemen her konuda açıkça konuşup fikir yürütüyor, tartışıyor, münazara ediyor, karar alacakken oylama yapıyorlar. En küçük yaşta bile kararlarına saygı duyuluyor ama birlikteliğin getirdiği sorumluluklardan kaçınmadan. Evde gerçek bir iş bölümü var, herkesin kalıbına göre sorumlulukları var, biz yapamazsın edemezsin diyerek kısırlaştırıyoruz çocuklarımızın yeteneklerini. Yok bunlar öyle değil, ne yapılacaksa birlikte, eğlenilecekse de birlikte, öyle komün bir yaşam. Evlatlık olarak gidesi gelir insanın.

Sonra tabi bir kırılma noktası, olayların değişmesi, bir  yanlış mı yaptık acaba sorgulamaları ve toplumun kalıplarıyla acıtırcasına yüzleşme. Teyze ve diğer herkes, çocukların hayatının okula gitmeden heba olduğunu, çiftin yanlış yaptığını hatta cahil çocuklar yetiştirdiğini iddia ederken aa o da ne, en küçük çocuklardan birinin İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’ni (evet öyle bir şey var, ben unutuyorum da arada, dünyanın haline bakınca) ezberden okumakla yetinmeyip bir de yorumladığı sahne var ki gerçek bir şok yaratıyor. Sonra işte olaylar olaylar…

Çok çok özgün bir doğası var filmin, Into the Wild’daki gibi çaresiz bir hisle bırakmıyor. Ne bileyim romantik miyim neyim tatlıya bağladı mı seviyorum ben, ama tatlıya bağlamak dediğim  mutlu son değil, daha gerçekçi, çözümcü, insanı yürek sancıları içinde bırakmayan bir geçiş. Bir de manzaralar, ah o dağlar, kamp yaşamının hayat tarzı oluşu, şelalenin altında yıkanmak, daha sağlıklı ve dayanıklı olmak adına lükslerini bırakman özendirici tabi ama hiç de kolay değil şu anki modern hayatlarımızdan bakınca, hele de  kendi yemeğini avlamak kısmısı zor annem. Onca yalnızlığa rağmen kalabalık aile olmanın keyfide başka, hep hayalini kurduğum kalabalık ama bağımsız hayat, bir müzik grubu kuracak kadar kalabalık ve neşeli çocuk sahibi olmak!

Bir de şu hem yazıp, hem yöneten yönetmenler genelde böyle müthiş filmler üretiyorlar. Artık dikkat kesilir oldum güzel filmlerin ardından yazanla yöneten aynı kişi mi diye. Var olsunlar.

CF_03042_R(l to r) Annalise Basso stars as Vespyr, Viggo Mortensen as Ben and Shree Crooks as Zaja in CAPTAIN FANTASTIC, a Bleecker Street release.Credit: Erik Simkins / Bleecker Street

screenshot-2016-12-17-12-10-49 screenshot-2016-12-17-12-16-10

Ve tabiki film müzikleri! Ha-ri-ka!

Sweet Child of Mine yorumu tek başına yeter nerdeyse ve baktım hakikaten oyuncular söylemiş, çok duru çok güzel bir ses kızınki.

Bir sonraki favorim: “Rain Plans” by Israel Nash. Sonra Glenn Gould’un “Goldberg Variations’ çok güzel ilk defa dinledim ve çok hayıflandım. Sigur Rós’u zaten çok severdim, bu şarkısı da filmi çok iyi betimlemiş: “Varoeldur”

Diğer hepsini bir sonraki youtube listesi olarak paylaşıyorum.

2 thoughts on “Captain Fantastic!

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s