Bu aralar…

20160526_165340Hayatımın en yoğun dönemini yaşıyorum sanırım. Uzun bir geçiş dönemi. Bir şey inşa etmeye çalışıyorum. Ellerimde harç karıp teker teker tuğlaları diziyorum. Bazen olmuyor, yıkıp bir daha yapıyorum. Ne yaptığımı biliyorum ama yaptığım şeyin beni tam olarak nereye götüreceğini bilmiyorum.

Kendi ruh dünyamda şikayete prim vermemek için dışarıya dillendirmiyorum. Zaman zaman kocamın başının etini yemek dışında kimseyle bir şey paylaşasım gelmiyor bu konuda. Ona da zaten ne olup bittiğini toparlamak adına, durum değerlendirmesi yapar gibi konuşuyorum. Az biraz da yakınıyorum, yalan değil.

Deli gibi çalışıyorum, ırgat gibi, hayatta bir tek bu varmış gibi çalışıyorum. Sanırım beş farklı iş yapıyorum ve zihnim bin parçaya bölünüyor. Sanki boşluktan oluşan bir avluda yaşıyorum, birçok kapıya açılan. Bir kapıdan girip birkaç gün vakit geçirip avluya geri dönüp başka kapıya girip bir zaman geçirip yine başka kapıya koşuyorum… Yoğun ve yorgun hissediyorum. Tek bir işi, meşgalesi olan ya da evde oturup kahvesini alıp kitabını okuyan kadınlara hasetle karışık imreniyorum.

Çalışmak değil sıkıntım, karmaşa, eteğinde çok fazla işle kendinden geçercesine koşturup durma, bir türlü hiçbirini tam ve doğru yaptığını hissedememe.

En çok da entellektüel bir gelişim içinde olmadığımda boğuluyorum. Zihinsel ve kişisel gelişim hedeflerimi tutturamadığımda yorulmaya başlıyorum. Bilgi anlamında istediğim yöne doğru ilerleyememek motivasyonumu bozuyor hayata. Okumak istediğim kitaplar, araştırmak istediğim konular, derlenecek ve yayınlanacak yazılar, bir alanda yoğunlaşma ve malumat değil de hakiki bilgi sahibi olma istediği içimde çırpınıp duruyor. Eğer entellektüel olarak istediğim yere gidemiyorsam işte o zaman hayat bana zindan olmaya başlıyor. Çünkü ruhum bunla besleniyor, kendimi bu şekilde iyi hissediyorum. Herkesin vardır kendini içinde görmek istediği bir resim, işte şu an ben kendim o resimden çok uzakta hissediyorum. Bir de zamanın hızlıca akışı, istediğin yolda ilerleyemeyiş birleşince kötü hissetmeler başlıyor.

Ha geçicek ha geçicek diye beklediğim bir dönem. Deli gibi yazmak istiyorum yine. Bu modern hayatın saçma sapan gerekliliklerinden bir kurtuluversem, dağlara kırlara kaçıversem saatlerce yazıp çizmek istiyorum. Boyamak hatta, ah nasıl özledim resim yapmayı. Kitap değerlendirmelerim var bir kısımını yazıp tamamlayamadığım. Bir yazı dizisi hazırladıydım bloga, biten ama ufak tefek eklemeleri, fotoğraf düzenlemeleri bekleyen. Fotoğraflar var paylaşılmayı bekleyen, aylardır çekip bir kenara koyduğum. Film yazılarım var… Birkaç çok ciddi hayalim var zaman ayırılmayı bekleyen. Evime, hayatıma hakettiği özeni gösterememe var…Var da var.

Bu yazıyı resmen nefes almak için yazıyorum. Yenilmemek, yazmadıkça yazmamaya teslim olmamak için, hayat ne kadar üstüme gelirse gelsin kendimle bağlantıyı koparmamak için yazıyorum. Dilerim kopmam.

20160529_101805 20160601_08474720160526_165458 20160603_142540

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s