Biri bana hatırlatabilir mi, niye umutlu olucaktık?

Zaten kişisel hayatımda çok dolduğum birçok tatsızlıklar yaşadığım bir dönemdeydim. Bir de ülkenin, dünyanın gidişatı, son zamanlarda iyice sıklaşan patlamalar, uzun süredir yitip giden masum canlar, vallahi boğazımızda bir düğümle yaşar olduk. Kimisi kanıksamayın, tepki verin diye birşeyler yapma derdinde, kimisi uyuşmuş herkes ne yaparsa onu yapar halde, kimisi hayatına olduğu gibi devam etmelerde, kimi birilerini hain ilan etme peşinde, sosyal medyada ‘hani şimdi şu günlerde tepki gösterenler nerede şimdi’ciler, acıları yarıştıranlar ve onlara bakıp ellerini ovuşturanlar, her kafadan bir sesler, ayrışmalar ve bir türlü birleşememeler…

12813959_1161842443825840_529186034496515087_nHaber okuyunca okuduğum yerde kalıyorum. Kımıldayamaz oluyorum, duygusal olarak sakatlanıyorum sanki. Ağır bir yükün altında olduğumu hatırlıyorum. Sık sık unutup hayata daldığım, ama hatırlayınca altında ezildiğim kocaman bir yük var, insan olma yükü, olamama yükü. Hepimizin bir parça katkısı olabilir miydi dünyaca bu halleri yaşamamızda? Dönüp dolaşıp aynı yere takılıyor aklım, iyiliği yayma kötülükten alıkoyma kuralını unutmuş toplumların başına gelenler. Kötülüğe ses çıkarmadığım anları sorguluyorum ömrümde. Karısını döven adamın komşusu muydum acaba, kimse yanına uğramadığı için umutsuzluğa gömülen hasta ve yaşlı birileri var mıydı etrafımda, sırf benim dikkatsizliğim yüzünden bir çocuk ilim aşkını yitirmiş olabilir miydi okulda, selamsız girdiğim bakkal selam verseydim daha mı nazik davranacaktı bir başka müşteriye,  dürüst bir insanı yeterince takdir etmeyip onun dürüstlüğünü yitirmesine katkı sağlamış olabilir miydim, onurlu bir insanı enayilikle yaftalayıp onurlu olmaktan vaz geçirmiş olabilir miydim…

12734267_991832134232521_4111906541644854282_nKorkusuzca işlenen suçlar ve bu suçlara gösterilen müsamaha, ‘olur böyle şeyler’cilik hasta ediyor beni. Hakikaten fiziksel olarak hastalanıyorum, artık tanıyorum bedenimi. Aklım almıyor, en çok içinde çocuk olanlar canımı yakıyor. Gerçi masum, hangi yaşta olursa olsun haksızlığa uğruyorsa içim gidiyor. Kağıt toplayan işçilere getirilen yasa, doğayı ticari amaçlarına kurban etmek isteyenler ve onlara direnen yaşlı dedeler, teyzeler, şiddet uygulayanlar ve şiddet görenler, hiç durmadan yemek yiyenler ve aç gezenler, savaşlar, savaşlardan kaçanlar, savaşlardan kaçanlara tahammülsüz davrananlar, ömrünü konfor içinde geçirenler ve tüm konforları bir yana itip başkaları için birşeyler yapabilenler, insanın umudunu tüketenler, duydularını sömürenler ve nasıl yapsam da umut versem diye kafa patlatanlar…Kimilerinin varlığına şükrederken kimilerinin varlığına kahretmeler. Varlığına sevindiklerim, varlığına üzüldüklerimden az, ama nicelik değildi önemli olan nitelikti diye teselli bulmaktayım.

Ne garip, ömrümde kendimi hiç bu kadar herkesten bir parça olduğumu ve hiçbir tarafa ait olmadığımı hissettiğim olmamıştı. Herkese daha yakınken kendi başınalığımı en takdir ettiğim dönemimdeyim. Empatim had safhada, ama ne olduğu belli olmayan birşeyin parçası olmayacak kadar da tedbirliyim.

bilgenur_1327489968102Şu aralar yine o umutsuzluk kuyusuna çekiliyor gibi hissediyorum. Okumalarım, öğrenmelerim, yapmaya çabaladıklarım aslında bir hiç oluverecek diye korkmaktayım. İnsanlara iyi örnek olma, pozitif bir ses, makul olma, düzgün, dürüst bir insan olma hedefini bir anlık öfkeye ve ağzına geleni söylemeye, ciddi ciddi çirkinleşmeye değişebileceğim endişesiyle yaşıyorum.

Biri bana hatırlatabilir mi, niye umutlu olucaktık?

3 thoughts on “Biri bana hatırlatabilir mi, niye umutlu olucaktık?

  1. Umut etmeyi sorgulamaya başladığımızda ihtiyaç en fazla oluyor ben bunu anladım. Ve zor olan başlıyor, kendinden geçip başkalarını düşünür hale gelmek… Ben hissettim ki öyle zamanlar artık farklı bir dönem başlıyor insanda. Başkalaşıyorsunuz, olgunluk deyin, güzellik deyin , çile deyin.. Kendin dışındakiler için, umut, korku, sevinç….

    Like

    1. Gerçekten öyle biliyor musunuz? Her ne kadar acı veren bir süreç olsa da sanki bazı uzuvlarım canlanıyor gibi hissettiğim de oluyor. Dediğiniz çok doğru, başkalaşıyorsunuz, yoğruluyorsunuz, sanki anlam ve derinlik kazanıyorsunuz…

      Like

    2. Öyle değil mi.. Sanki insanı ehlileştiriyor bu dibe vuruşlar, ne kadar dibe vursak o kadar yukarı zıplayacak gibi oluyoruz. Dediğiniz canlanmayı hissediyorum, ne güzel anlatmışsınız..

      Like

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s