Dünyayı kurtaracak hareket: Gönüllülük!

İnandığımız idealler var, dünyanın daha iyi bir yer olmasına dair, orada bir yerde duran ama nedense aramızda uçurumların olduğu yapılmayı bekleyen işler var. Sanki hiçbir şey değiştiremeden gideceğiz bu dünyadan diye bir kabulleniş var ruh halimizde. Bir türlü harekete geçemiyorum, çok konuşuyor ama iş yapmıyorum dediğimde işe yaradığımı hissettiğim anları tarıyorum aklımda. Bir kurtarıcı gibi gördüğüm hem kendime hayrı dokunan hem başkasına dokunduğunu hissettiğim çok çeşitli alanlarda bulaşılmış güzel bir deneyimim var paylaşılmayı bekleyen: Gönüllülük!

DSC_0761

İlk hatırladığım lisede, şehrimizde düzenlenen uluslararası bir olimpiyatta dil sınıfı öğrencisi olmam sebebiyle İngilizce çevirmen olarak çalışmaktı. Yaklaşık 15 gün boyunca dünyanın bilmem kaç ülkesinden insana abuk İngilizcemle yardımcı olmaya çalışıyor, çok farklı kültürleri tanıyor, karın tokluğuna ama faydalı olduğumu düşünerek birşeyler yapmaya çalışıyordum. Sonra bu olimpiyatlarda gönüllülük yapıp altından kalkan ekip İzmir Büyükşehir Belediyesi Gönüllülük takımını kurdu ve farklı projeler üretmeye başladı. Düşük gelirli semtlerdeki ilkokul çocuklarına derslerine yardımcı olmak üzere bir proje kurdular mesela, bir dönem orada gönüllü oldum ve bilmediğim semtlere iki gönüllü olarak çocukların evlerine ders çalıştırmaya gittik. Akıllı insanlar akıllı projelerle bir yandan gençliğin boş yere vakit kaybetmesi önlüyor, onlara başkaları için faydalı olacak ortamlar sunuyor aynı zamanda eğitimde geri kalmış öğrencilere yardım ediyordu.

Sonraki yıllarda tamamen İngilizcemi geliştirmek için, hiç para almadığım ama birçok insan tanıdığım, yol ve yemek masraflarımın karşılandığı bir sürü uluslararası fuarda çalıştım. Yetmiyor bir de üniversitedeki arkadaşlarımı sürüklüyordum peşimde. Bir sürü uluslararası fuarda, olimpiyatta, turnuvada çalıştım böylelikle ve dünyanın her yerinden insan tanıdım neredeyse. Hiç unutmam bir fuarda tanıştığım x ülkenin en zengin adamlarından biri hayatımın dersini vermiş, görgü ve tutumlu olmanın zenginlikle ilgili olmadığını göstermişti. Boyundan büyük ısmarladığı pizzasını bitiremeyince atılmasına razı olan bana, yerinde olsam paket yaptırırdım çünkü yarın seni nasıl bir gün bekliyor bilemezsin demişti. Halbuki ben de öyle büyümüştüm de ne olduysa demek o ortamda artığımı paket yaptırmayı bir acizlik olarak görmüşüm, ne yazık ki.

Üniversite bitince iş bulmakta zorlandığım ve yerimde de pek duramadığım için Avrupa Gönüllülük Hizmeti (AGH ya da EVS diye araştırabilirsiniz) diye bir AB projesi duydum ve araştırmaya başladım. Epey bir peşinde koştuktan sonra Litvanya’da üç aylık bir gönüllülük çalışması buldum. Onlara göre bir lisede öğretmen yardımcısı olarak çalışacak, okuldaki öğrencilere kendi kültürümü tanıtacak birkaç sunum yapacak, bana göre üç ay cebimden tek kuruş çıkmadan Litvanya diye bir yere gidecek, bir sürü insanla tanışacak, İngilizcemi biraz da doğal ortamlarda ilerletecektim. Müthiş heyecanlı bir deneyimdi benim için. Litvanya’yı duyunca haritaya koştuğumu hatırlıyorum nerede diye. Bu minik Balkan ülkesi, orada geçirdiğim günler, bir Brezilyalı ve bir Ermeniyle aynı evi paylaşmam, çok iyi dost olmamız, tanıştığım başka insanlar, edindiğim dostlar, içinde yaşama fırsatı bulduğum toplumun kültürü ve tarihi, tek başınalık, bir Egeli olarak ‘kar’la gerçek tanışmam o kadar o kadar derslerle doluydu ki benim için hala ve hala orada edindiğim tecrübeye minnetle bakıyor bir gün nasip olursa sırf vefadan oraya yine gitmek istiyorum.

183434_10150184681528056_5669244_n
Litvanya’da çalıştığım okul, fotoğraf eski olduğundan çok kaliteli değil ne yazık ki.

Bu AGH aslında çok harika bir seçenek gençler için. Araştırırsanız detaylı bilgi bulabilirsiniz ama ben şu kadarını söyleyeyim, evinizden adım attığınız andan geri dönesiye kadar yaşamsal masraf olarak cebinizden tek kuruş çıkmıyor, gittiğiniz yerde sizi öldürmeyecek ama güldürmeyecek bir harçlık veriliyor – ki kanaat insanıysanız yetiyor da- ve  gittiğiniz ülkede ağaç dikmek, çocuklara oyun oynatmak, yıkılmış bir tarifi eseri onarmak gibi o ülkenin toplumuna faydalı aktiviteler yapmanız bekleniyor. 18 yaşı geçmiş az biraz İngilizce bilen herkes de bu gönüllülük faaliyetine başvurabiliyor. Devlet kanalıyla gittiğiniz için güven sorunu çoğunlukla yaşamıyorsunuz, yine de dikkatli olmanızı öneririm, çünkü gittiği yerde sıkıntı yaşayan arkadaşlarım olmuştu.

Çalışma hayatına atılınca tabi gönüllü bir şeyler yapacak zamanım kalmamıştı. Arada bir bireysel şeyler yapmaya çalışıyordum ama bir takım içinde gönüllülük yapmanın keyfi başkaydı. Londra’ya geldiğimizde bolca zamanım olduğundan arada müzelerin etkinliklerine katılıyordum ama sonra gerçekten gönüllü çalışmayı özlediğimi fark edip araştırmaya başladım. Doğayı sevdiğimden ve daha çok tanımak istediğimden Londra Vahşi Yaşam Derneği’ne (London Wildlife Trust) gönüllü olarak başvuru yaptım ve haftada bir çalışmaya başladım. LWT’ın bir projesi vardı mesela doğal atıklarla bir Pop Up kafe işletmesi üzerine, şehrin göbeğinde şirin küçük bir parkta bu kafenin işlemesinde çalıştım. İlk hafta atıl vaziyette olan küçük bir mutfağı temizledik, fare pisliğinden geçilmeyen bu mutfağı temizlemek uzun süre karşılıksız bir şey yapmayı unutan bünyeme endorfin salgılatıyordu. Sonraki hafta kafemizi halka açtık, bir yandan kahve ısıtıyor bir yandan sandviç yapıyordum ama çok tatlı bir ekiple çok güzel çalıştığımızdan uzun süre ayakta kaldığımı bile hissetmiyordum. Kafe projesi bittiğinde müşteriler dahil herkes üzülüyordu, ama tabi asıl önemli nokta bir kafenin doğal kaynakları kullanmadan tamamen yiyecek atıklarıyla malzeme hariç sıfır masrafla işliyor olmasıydı. Dünya için, çevre için birşey yapmış hissediyordum, bu gerçekten uğruna ücret alınamayabilecek harika bir duygu.

Kafe bittikten sonra okul döneminde ilkokullar bu çalıştığımız parkı ziyarete gelmeye başladılar. Bir iki ders saatlerini burada geçiriyorlar, kendilerine küçük ve eğlenceli aktiviteler veriliyor, kurbağa kovalayıp kuş gözlemliyorlar ve ben sadece başlarında durup onlara sorular soruyorum. O kadar komik yorumlar yapıyorlar ki bayılıyorum bu çocuklarla olan gönüllülük günlerine! Söz vermiyim ama bir ara yazmak istiyorum bu okul etkinliklerini.

Peki gönüllülük neden bu kadar önemli?

Çünkü içinde parayla sınırlandırılan bir fayda yok. Paranın aradan çıktığı ama yine de bir sürü faydanın herkesin elinde kaldığı ortamlar var. Bir kere dünya için, çevre için, gelecek nesiller için KARŞILIKSIZ bir şey yapmanın verdiği haz var. Bazen başka hiçbir yerde kazanamayacağınız deneyimler var. Hakiki bir dostluk var. Takım halinde çalışabilme yeteneği kazanmak var. Eksik olduğun yönleri geliştirmek var. Hem de dünyanın her yerinde gönüllü olmanın bir şartı olarak yol ve yemek ihtiyacınız karşılanıyor. Artı, LWT’da mesela dediler ki lütfen bizim gönüllümüz olduğunuzu özgeçmişinize yazın, bir işe başlarken bizim sizin referansımız olmanıza izin verin, bunu açıkça söylemeleri çok hoş. CV’nizde çalıştığınız yerler kadar gönüllülük deneyiminiz de önemli. Yine de hiçbir karı olmasa da gelecek nesiller için ufak da olasa birşeyler yapmak yeterli değil mi?

DSC_0361Şimdilerde kütüphanelerde kitap okuma gönüllüsü olmak için uğraşıyorum ki bu benim buradaki işimle çok alakalı. Bir arkadaşım Filistinlilere yardım kuruluşunda gönüllü çalışıyordu mesela. Şu anda Suriyelilere yardım etmeye çalışan bir sürü kuruluş var, eminim gönüllüye ihtiyaçları vardır. Sakın nerden bulayım demeyin, bizim orda yok ki demeyin, ben gönüllülüğü Türkiye’de tanıdım, o kadar güzel çalışan kuruluşlar var ki buralarda çalışıp faydalı olmamak bir kusur olurdu. Gerçekten 20-25 yaşına gelmiş ve başkası için karşılıksız hiçbir şey yapmamış insanlar çok şaşırtıyor beni, nasıl diyorum nasıl geçti bunca zaman… Gönüllülüğe öyle inanıyorum ki karşılıksız gibi görünen bu iyilik hareketinde maddi manevi elbet bir karşılık bulursunuz, siz bulmazsanız o sizi bulur. Ve inanıyorum, dünyayı kurtaracak, daha güzel bir yer yapacak bir iş varsa o da gönüllü olmaktır. Nerede olursa olsun, gönüllü olun!

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s