Bu yazıyı rüzgar yazdırdı

Eskiden bu kadar farkında değildim yaşamın. Havanın nasıl olduğunu, güneşin nasıl neşelendirdiğini, rüzgarın nasıl okşadığını, yağmurun- yağmuru saymayacağım çünki hep fark etmişimdir onu-, ağaçların hışırtısına anlamlar yüklemeyi, bulutları bir şeylere benzetmeyi unutarak yıllarım geçti. Halbuki ne çok severdim çocukken, çok ilginç birşey görmüşcesine saatlerce rüzgarın savurduğu ağaçların yapraklarına bakmayı.. Sabahın serinliğini hep sevdim, ama iliklerime kadar hissetmeyi unutmuşum. Gökyüzünü hep çok etkileyici buldum, ama bu derece manzaralar açmamıştı bana öncesinde. Yeryüzünü doğal endamıyla süsleyen yeşilin kaç milyon tonu olduğunu fark edememiştim ya da etmiş unutmuştum. Gün ışığının bir nesneyi farklı zamanlarda kaç renge boyadığını bilememiştim… Aslında biliyordum hissediyordum, çocukluğumun manzaraları gelince gözümün önüne hatırlıyorum, ama sanki yıllar geçtikçe gereksiz detaylar kaplamış arayı, unutturmuş gerçek büyülü güzellikleri bana.

Şimdi nasıl oldu da tekrar pek bir anlam kazandı benim için bunlar bilemiyorum. Tekrar yaşadığımı hissetmeye başladım sanki. Nasıl oldu bilmiyorum, hep o farkındalık noktasını kaçırırım zaten, ne oldu da ben bu değişimi fark ettim derim de bir türlü o değişimin gerçekleştiği zamanı hatırlayamam. Ama iyi oldu sonuç olarak, bir şeyler değişti, gözlerim daha önce göremediklerimi fark eder oldu. Bir lütufla onurlandırılmış gibi hissettim kendimi. Ama kendime özel görmüyorum bunu, bu insanoğluna verilmiş bir lütuf. Fakat yaşamın karmaşasında deli gibi koştururken bu kocaman lütfu göremez oluyor gözler. Oysa bir baksan nasıl iyi gelecek baş ağrına gökyüzü. Bulutların pofidikliği götürecek seni çocukluğuna. Rüzgar sinirden gerilmiş kaslarını gevşetiverecek. Yaşamın bu kusursuz döngüsü iyileştirecek seni. Nasıl tatlı bir sonbahar geliyor hissedeceksin. Ah şu karmaşa, bir bıraksa yakanı!

Bazı sabahlar yorgun ve bitkin uyanırım. Etrafta bana enerji verecek bir şeyler bakınırım. Ve bazen camı açıp altında uzanmak gelir aklıma. Yaz ya da kış, dışarıdan gelen hevesli rüzgarın bedenimdeki gerginlikleri dinlendirmesine, yorgunluğumu bitkinliğimi alıp götürmesine, enerjimi nötrlemesine izin veririm. Her nasılsa bu kısa süreç çok işe yarar. Harika olmam belki ama en azından olumsuzluklardan kurtulmuş hissederim kendimi.

Rüzgarla; görünmez, yavaş tempolu bir dans etmek nasıl iyi gelir insana. Pek çoğunun aldırmadan yanından geçip gittiği ağacın yanında durup sohbet etmek, yapraklarıyla tanışmak, sıkı arkadaş olmak nasıl iyi gelir. Kusursuz olmayan bir sahilde, hızlı dalgalarla yakalamaca oynamak nasıl eğlendirir insanı. Taşlı bir yolda gözlerini yerden ayırmadan, gözlerinle en güzel taşı seçmeye çalışmak, sonra ellerinle uzanıp enteresan yüzeyine dokunmak nasıl iyi gelir. Gün batımlarında güneşi gören pencereye koşmak, delice bir manzara yakalama arzusu, hele bir de fotoğraflamak nasıl özel hissettirir. O gün batımını bir sen görüyormuşsun gibi özel bir his verir…

Bugün bu yazıyı yazdıktan kısa süre sonra bu aralar okuduğum kitapta bir pasajla karşılaştım, tam zamanında okudum bu kısmı diye düşündüm.

‘Yaratıcı, bizimle birbirimiz aracılığıyla, kurumsal dinler, bilge kişiler, büyük kitaplar, müzik ve sanat aracılığıyla konuşur, ama hiç bir yerde yaratımı olan doğada olduğu kadar incelikli ve güçlü ayrıntılarla, zarafetle ve sevinçle konuşmaz’


Korkacak bir şey varsa hayatta bu hissin benden alınmasından korkarım, ama bilirim, bana bunu bahşeden, beni bundan mahrum bırakmaz, çünkü çok sever beni. O’na giden yolları keşfetmeyi sevdiğimi bilir, ve tüm yollar her daim açıktır O’na giden.

Not: Bu yazı sabah vakti güneş yavaş yavaş yeryüzünü ısıtırken yazılmıştır. Bu yüzden okurken satır aralarından kuş sesleri ve rüzgarın fısıltısı duyulabilir.

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s