‘Şikayet Musibeti Artırır!’

Bu kadar isabetli tespit yapabilen, yaşamı kimsenin göremediği yanlarıyla birlikte bir bütün olarak görebilen bakış açılarına hayranım. Ne kadar söylense azdır ama ne kadar yaşansa da gene anlamadığı olur insanın. Ciddi bir tökezlemeye kadar idrak edemez şikayetin başına ördüğü çorapları. Kimisi ise ömrünü verir şikayete bir hiçe yaşar gibi.

Şükürle hep içsel bir bağım oldu ama şikayeti de her insanoğlu gibi bünyemde barındırıyorum. Dilimin ucuna gelir, tuttuğum olur, yuttuğum olur ama ne zaman dökülse dilimden utanıp saklanmak isterim Rabbimden. İhsan edilen onca güzelliğe karşı yaptığım küstahlık, haddsizliğimi, çiğliğimi, olmamışlığımı hatırlatır bana. (Bu bakımdan bazen dürtücü bir etkisi de olabilir aslında. Kendini dev aynasında gören insana ufak bir hatırlatma olur. ) Tıpkı evine gelen bir misafirin hiç bir hazırlığını beğenmemesi, bir de üstüne bunu yüksek sesle söylemesi gibi.

Nasıl olduysa şükürler olsun ki bünyemde haberim olmadan içsel bir mekanizma gelişmiş sanki. Ne zaman şikayete niyetlensem bir duruyorum. Edepsizlik yapmak üzereyken etrafına bakınır gibi, çekinir gibi çekiniyorum. Bunu içimde yeşertene şükürler olsun. Ama illaki fırlıyor bir yerlerden şikayetler, keşkeler, şöyle olsaydı daha iyi olurdular… Başına geleni, var olanı, yaratılmış olanı beğenmemeler, eleştirinin yıkan hali dökülüveriyor dillerden… Şikayet ediveriyorum. Ve ne zaman şikayet etsem hemen akabinde bir zorluk daha yaşıyorum. Ya şikayet ettiğim şey şiddetleniyor ya da o şikayet ettiğim musibeti aratacak başka bir musibet başlıyor. Adeta bir sistem şeklinde, ve bence tüm insanların yaşamında aynı şey, teklemeden ve kusursuzca gerçekleşiyor. İnsan ne ederse kendine ediyor. Ettiğini de bir güzel buluyor. Velhasıl şikayet musibeti arttırıyor.

Şikayet etmekten korkuyorum aslında. Ama öyle değil. Annenin sevgisini kaybetmekten korkar gibi, seni koruyan birinin korumasından mahrum kalmak gibi. Ya da misafirliğine gittiğin bir evin sahibine karşı kabalık edip onun huzurunu kaçırmak gibi…

Sürekli şikayet eden tiplerden de kaçıyorum. Genelde yoktur ama varsa böyle biri etrafımda iletişimimi asgari düzeye çekip yokmuş gibi davranıyorum. Umarım kaba olmuyorumdur  bunu yaparken ama içten içe ortamı ne hale getirdiklerinin de farkına varmalarını istiyorum. Ruhumu sıkıyor bu tür insan davranışlar. Memnuniyetsiz ve meymenetsiz bir ömür öyle dövünmeyle geçip gidiyor…

Hiç şikayet etmeden yaşayabilmek karakterim adına hedeflerimden biri. İnşallah ulaşırım bu hedefe de bunca nimeti veren Rabbime edepte kusur etmeden kavuşurum.

Bunca güzel sabahlara uyandıran, günün içine mucizeler serpen ve geceyi bir dinlenme için Yaratana şükürler ve sonsuz şükürler…

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s