Babama Açık Mektup

Canım babam,

Zaman nasıl geçti, yıllar nasıl değiştirdi hepimizi dimi… Eski zamanlara dönüp baktığımda bugün böyle bir insan olacağımı, şu an o zamanlar için nasıl düşüneceğimi bilemiyordum tabi. Şimdi dönüp bakınca yanıyorum o günlerime. Seni nasıl anlayamadığımı, nasıl kucaklayamadığımı düşününce içim acıyor. Hep daha iyisini düşünmüştün ve ben hep yeterince iyisini düşünmediğini düşünerek suçlamıştım seni. Ben aslında çok üzdüm seni babacığım. Çok oldu lafını dinlemediğim, seni kırdığım belki. Küçük asi kızındım ya senin, kafamın dikine gitmek, sana karşı gelmek en büyük marifetimdi. Kendime dönüp bakınca o zamanki halimi değiştirmeyi çok istiyorum.

İlkokulda aldığın çanta geldi aklıma. Hiç sevmemiştim o zamanlar, benimki de diğerlerininki gibi barbili, power rangerslı olsun istemiştim. Bir kız çantasından çok pinokyonun çantası gibi kartonumsu kare bir şeydi. Bu yüzden hep yalan söyledim en güzel çanta benimki diye. Öyle sağlamdı ki diğerlerininki birinci yılın sonunda yırtılmışken ben bir beş yıl kullandım herhalde. Ayakkabılarım da öyleydi. Millet şirine gibi siyah, kırmızı rugan ayakkabılarıyla parıldayarak gezerdi ama ben şirin baba gibi kocaman bir çizmeyle. Tabi çocukken göremiyorsun aslında babanın senin için en iyisini aldığını. Şimdi düşününce o çanta o kadar farklı ve sevimli geliyor ki gözüme. Aslında çok tarz bir şeymiş baba ya. Sağlamlığının yanında baya zevkli, tarz sahibi bir şey almışsın bana. Şimdi olsa ben de aynı çantayı alabilirim çocuğuma.

Çevremi neden o kadar kontrol etmeye çalıştığını şimdi anlıyorum. Ben de olsam o çevreyi kontrol etmek isterdim. Zira şuan nefret ediyorum içinde yetiştiğim o kültürden. O zamanlar beni sevdiğinden korumak isteyişin beni senden uzaklaştırıyor, kendimi baskı altında hissettiriyordu. Belki sen bana giden yolları bulamıyordun. Belki ben tüm kapıları kapatıyordum. Sen de beni korumanın telaşıyla en kısa ama sakin olmayan yolu seçiyordun. Sana beni zorla yola getirmekten başka yapacak bir şey bırakmıyordum. Özür dilerim babacım. Şimdi anlıyorum bir babanın yüreğinin nasıl yangın yerine dönebileceğini…

Birlikte zor günler yaşadık babacım. Ama biliyor musun hiç birini hatırlamıyorum şimdi. Sadece güven veren sıcacık güzel gülüşün geliyor aklıma. Bir de mis gibi beyaz sabun kokuşun. Bazen bir yerde bir adam görüyorum, ah diyorum aynı babam, keşke sen yanımda olsan, koşup sarılsam… Öyle özlüyorum ki seni…

Öyle aydınlatıyorsun ki çevreni herkese yansıyor aslında. Beyim seninle vakit geçirmeyi iple çekiyor. Senden hep bir şeyler öğreniyor, yanında huzur buluyormuş. Öyle diyor.

Aslında hep vizyon sahibi, bilinçli, kimine göre radikal ama hep duyarlı, hep adaletliydin. Çevremize fazla gelen bir ileri görüşlülüğün, keşfedilememiş bir alimliğin vardı. Biz en yakın çevren de dahil, anlayamadık bunu. Üç duvar dolusu kütüphane vardı evimizde ve sen hepsini okumuştun. Bilemedim, babamın ne denli dolu bir adam olduğunu. Şimdi seninle telefonda saatlerce dünyanın gidişatı, gelmiş geçmiş alimler, manevi hakikatler, bilmediğim bir sürü şey hakkında konuşasım, bir sürü soru sorasım geliyor. El hak, dizinin dibinde oturup sohbet etmek gibi olmuyor…

Bazen geçmişteki bir olaya gidip senin yanında olmak seni desteklemek, yalnız olmadığını hissettirmek istiyorum. Zaman geri gelmiyor… Senin çocukluğunda olmak istiyorum baba. Seni kucaklayıp yaralarını sarmak, sıkıca sarılmak, başını okşamak, çok sevildiğine inandırmak istiyorum. Yaşayacağın onca olumsuzluğa seni hazırlamak, seni güçlendirmek, herşeyin geçeceğini, sonunda güzelliklere kavuşacağını müjdelemek istiyorum kulağına…

Bu yazdıklarım seni üzdüğüm anları değiştirmez belki. Ama sen ve de ben hala hayattayken içimden seninle ilgili neler geçtiğini bilmeni istedim. Seni çok üzdüğüm için çok üzgün olduğumu bilmeni istedim. Ve şu anki aklımla aynısını sana yaşatmayacağımı bilmeni. Dünyaya yine gelsem ve bana sorulsa yine senin kızın olmak isteyeceğimi bilmeni istedim. Çünkü senin öğrettiklerini, senin kattığın vizyonu, kazandırdığın manevi değerleri kimse kazandıramazdı. Bünyemdeki en güvendiğim duygumu, duyarlılığımı sana borçluyum. Bizi materyalist, bomboş, gayesiz insanlar gibi yetiştirmediğin için çok mutluyum. Ne kadar şükretsem azdır. Rabbim sana iki dünyada da hayırlı bir ömür, bana da dizinin dibinde tatlı sohbetini dinlemeyi nasip etsin. Ben senden sonuna kadar razıyım, Allah da senden razı olsun.

Seni çok seviyorum baba. Sen gerçek bir babasın.

Kızın

2 thoughts on “Babama Açık Mektup

  1. Tabi ki alıntı şeklinde yayınlayabilirsiniz. Fakat düzeltmek isterim babam hala hayatta :) ama yine de mekanı cennet olsun duanıza amin demeden geçemeyeceğim. :)
    Sevgiler

    Like

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s