Can Boğazdan Çıkar!

Vallahi öyle. Ne geliyorsa başımıza hobidi gırtlak yemekten, acıkmadan bir daha yemekten, tıka basa yemek borusunun tepesine kadar doldurmaktan geliyor başımıza. Sağlıksız bir vücut, düzensiz bir metabolizma, aşırı kilolar, teker teker iflas eden organlar, zindelik hissini kaybedişimiz, tembelliğimiz…

Berbat bir tablo çizdiğimin farkındayım. Ama bu daha ne ki? Can Boğazdan Çıkarı okuduktan sonra daha kötü hissediceğinize emin olabilirsiniz. Ama bununla birlikte inanılmaz bir farkındalık yaşayacak ve belkide hayatınızda ilk defa “Napıyorum ben vücuduma?” diye sorup üzerine düşüneceksiniz.

Kitabı rahatsızlanıp işe gidemediğim bir gün evde keşfedip bütün gün okudum. Okudukça daraldım daraldıkça genişledim, adeta bir aydınlanma yaşadım. Ana konu kan gruplarına göre beslenme. Ve beslenme yanlışları. Beslenme esnasında – buna tıkınma da diyebiliriz- öyle hatalar yapıyormuşuz ki bedenimiz bu işkenceye dayanıyorsa hakikaten sağlam yaratıldığımız için olmalı. “Kan gruplarına göre beslenme de ne?” derseniz basitçe izah etmek gerekirse sizin kan grubunuz vücut yapınızın ne yapıp ne yapamıyacağını belirlemede en önemli faktör. Mesela A grubu kana sahipseniz et ürünlerini tüketmek sizin sindirim sisteminizi aşırı yıpratıyor ve bedeninizde olmadık hastalıklara sebebiyet verebiliyor.

Beni çok etkileyen ve hayatıma yerleştirmeye çalıştığım ana başlıklar:

– Sadece yemek esnasında su içmenin ya da herhangi bir içecek tüketmenin bile öyle bozucu bir etkisi varmış ki midelere zarar! Efendim olay şöyle gelişiyor, yemek yemeğe oturdunuz, yemeği gördünüz ya da kokusunu hissettiğiniz anda beyin mideye sinyalleri gönderiyor, enzimleri salgıla yemek geliyor diye. Bu esnada siz bir bardak su – veya meşrubat- içtiğiniz takdirde su yiyecekleri parçalamakla görevli enzimleri alıyor hooop bağırsaklara. Bu enzimler bağırsağın iç kısmındaki sindirim işlevi gören tüycükleri yakıyor, zarar biiir. Arkasından yediğiniz yemeği parçalayacak enzimler midede yeterince olmadığından yiyecek beyinden gelecek ikinci bir emre kadar bekliyor ve yüksek ihtimalle bu arada çürüme yapıyor çünkü bu sinyalin gelmesi bir sonraki öğünü bulabiliyor, bu da ikiii.

– İkinci büyük yanlış: Her bir şeyi karıştırmak. Örneğin yemek+ meyve+ tatlı. Diyor ki yazar bunu yapıyorsanız siroz olabilirsiniz.

– Karışık etler, karışık ızgaralar. Tam bir sindirim felaketi. Hele bir de kan grubunuz eti sindirmeye çok da müsait değilse. Aynı anda hem tavuk hem kırmızı et tüketmekten mümkün mertebe kaçınmamızı salık veriyor.

– Sık yiyin az yiyin koca bir yalan. Doğrusu az yiyin, sık filan da yemeyin. Merhamet edin midenize, durmadan çalışan bir makina gibi. Vücudunuzu dinlendirin. Her şeyin bir ölçüsü var, kendi limitinizi aşmayın. Hem zaten sizin fazla yedikleriniz bir başkasının yiyemedikleri. Bir de bu açıdan düşünün.

– Kitap bir şeyin -belki de en önemlisi- daha altını çiziyor, çok yemek.. korkunç zararlı, vücudu tüketip yaşlandırıyor, sağlıklı hücreyi bozuyor, sağlıklı insanı hasta ediyor. Ara vermerk ve az yemek en iyisi.

Oburluktan ve vücudu hasta edici her şeyden uzak, besleyici ve vücuda sıhhat verici bol keyifli yemekler dilerim :)

ÇB;)

Not: Yalnız olayı öyle dehşet felaket cinayet havasında anlatmışım ki Reha Muhtar’la filan kapışır yani :)

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s