Bulutlu Bir Gün

Bugün çok zor bir gündü benim için. Daha doğrusu iki gündür. Dün anneciğimin, meleğimin kaza geçirdiğini öğrenişimiz, yanında olamamam vs. Bugün ayrı bir olaya tanık oldum. Olayı paylaşmayacağım, ama etkilerini paylaşmak istiyorum. Bir vicdanım olduğunu tekrar hatırladım bugün. Belki dirildim, uyandım. Bilemiyorum ama bir şeylerin değiştiğine eminim içimde.

Bizim en büyük yanılgımız, kendimizi kandırdığımız en sinsi nokta herkesin hayatının kendimizinki gibi olduğunu sanmamız. Herkes bizim gibi besleniyor, rahat bir yatakta huzurla uyuyor, akşam olunca biraz rahatlayalım diye tvnin karşısına oturuyor, geleceğe umutla bakıyor, problemlerini “ne var canım bunda” rahatlığında çözüyor, hayatında hoşuna gitmeyen bir şey olduğunda önüne her gelene yakındığını sanıyoruz. Ağzı var konuşsun derdini söylesin, polis de var canım başında bir bela varsa çağırsın diyoruz. Bizden başka herkesin derdini küçük görüyoruz. Ne zamanki yakından gözlemliyoruz birinin sıkıntısını, o zaman daha iyi anlamaya başlıyoruz. Neler varmış hayatta diyoruz. Hayret ediyoruz onun için üzülüyoruz, belki yardım etmeye çalışıyoruz ama bir süre sonra herkes kendi hayatının diğer köşelerine çekiliyor. Unutuyoruz. İşte bizim felaketimizin başladığı an burası. Unutuyoruz ve temel ihtiyaçları karşılanmış hayatımızın ekstralarına kafa yormaya başlıyoruz. Dizilerin gelişmeleri, maç skorları, iş arkadaşımızın yeni aldığı çantasını, hangi konsere gitsek, dünyayı biraz daha gezsek, nerede biraz daha eğlensek, “bilmem ne’nin yeşilini hediye etmişler ben kırmızısını istiyordum” sığlığında cümlelere bırakıyoruz yaşamımızı. Hep bir kafayı dağıtma modunda olduğumuzdan bir türlü kafayı toplayıp düşünmüyoruz neleri görmediğimizi. Görmediğimiz her şeyden uzaklaşıyoruz. Varlıklarını unutuyoruz. O kadar kaptırıyoruz ki kendimizi kendi hayatımıza, komşunun çocukları evde şiddet mi görüyor, teröristler masumları havaya mı uçuruyor, yanı başında bir ülke kendi milletini mi katlediyor, sokak hayvanlarına eziyet mi ediliyor artık sana duyurabilene aşk olsun. Kaptırmışsın, duymuyorsun. Tv reklamları kendinden uzaklaştırıyor seni haberin yok. Kayboluyorsun kendi yaşamında, haberin yok. Kaybediyorsun kendini, şahsiyetini, haberin yok.

Başınızı şişirdim belki ama yazmam gerekiyordu, belki sizin de bir şeylerin üzerine düşünmeniz gerekiyordu, bilemiyorum Bugün benim hayatımdan başka bir hayat geçti. Beni sarstı ve unutmamam gerekenleri hatırlattı. Saçlarımın beyazladığını hissediyorum.

Allah’ım  eziyet gören masumlara yadım et. Lütfen.

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s